Danışma Hattı

0539 890 59 50

Cinsel Bağımlılık

Cinsel Bağımlılık Nedir?

Cinsel bağımlılık veya hiperseksüel bozukluk; bireylerin kontrol etmekte zorlandığı, tekrarlayan, yoğun ve normalin üstünde gözlemlenen cinsel fanteziler, dürtüler ve davranışlar modelidir. Bir bozukluk olarak nitelendirilen hiperseksüel bozukluk hem gözlemlenebilen (aşırı sıklıkta cinsel aktivitelerde bulunma gibi) belirtilere hem de subjektif (kişinin tecrübe ettiği kontrol edilemez cinsel fantezi ve dürtüler gibi) belirtilere sahiptir ve bu kontrol edilemeyen cinsel davranışlar kişilerin hayatında son derece kötü sonuçlara sebep olur. Ancak bu fantezi, dürtü veya davranışlar kişinin hayatında ruhsal sıkıntıya, strese veya rahatsızlığa sebep olmadığı takdirde kişiye hiperseksüel bozukluk denilemez (Walton ve diğerleri, 2017).

DSM-5 Belirtileri

DSM-5’te bulunan hiperseksüel bozukluk tarama envanterine göre bir kimseye hiperseksüel bozukluk denilebilmesi için bu kişinin en az 1 yaşında olması ve en az altı aydır aşağıdaki ölçütlerden en az dördünü kapsayacak şekilde, tekrarlayıcı ve yoğun cinsel fantezi, dürtü ve davranışlar tecrübe ediyor olması gerekir.

  • Cinsel fantezi, dürtü ve davranışları planlamaya ve uygulamaya aşırı zaman harcama,
  • Nahoş duygu durumlarına (kaygı, depresyon, can sıkıntısı, öfke vb.) tepki olarak sıklıkla cinsel fantezi, dürtü ve davranışlara yönelme,
  • Strese yol açan gelişmelere tepki olarak sıklıkla cinsel fantezi, dürtü ve davranışlara yönelme,
  • Cinsel fantezi, dürtü ve davranışları kontrol etmeye veya azaltmaya yönelik girişimlerinin sıklıkla başarısız olması,
  • Sıklıkla başkalarına veya kendine fiziksel veya ruhsal zarar vereceğini umursamadan cinsel davranışlara yönelme.


Ayrıca cinsel bağımlılık denilebilmesi için için bu cinsel fantezi, dürtü ve davranışların bir manik döneme veya herhangi bir maddenin (uyuşturucu, ilaç, alkol vb.) etkisi altında olma durumuna bağlanamaması gerekir. Aynı zamanda kişinin sosyal, mesleki veya diğer önemli işlev alanlarında bu cinsel fantezi, dürtü ve davranışların sıklığı ve yoğunluğuyla ilişkili olarak klinik anlamda belirgin bir kişisel rahatsızlık ve bozulma meydana gelmelidir (APA, 2013).

BDT ile Cinsel Bağımlılık

Hallberg ve meslektaşları (2017), yukarıdaki hiperseksüel bozukluk tanı envanteri (HDSI) ve HD: CAS ölçeğinde yüksek skorlara sahip on erkekle bilişsel davranışçı grup terapisi tekniğini kullanarak bir çalışma yürütmüşlerdir. Bu iki ölçeği ve katılımcı tatmin anketini (CSQ-8) programın başında, ortasında, sonunda, üç ay ve 6 ay sonrasında uygulayarak sonuçları ortaya koymuşlardır. Danışanın sürecinin öncesinde ve sonrasında yapılan test sonuçlarına göre belirtilerde ciddi bir düşüş olduğu saptanmıştır. Aynı zamanda danışanın iyileşme süresince soruna sebep olan cinsel davranışlarda ciddi bir düşüş yaşandığı saptanmıştır. Programa katılım %93 gibi yüksek bir orana sahiptir ve CSQ-8 sonuçlarına göre tatmin düzeyi de oldukça yüksektir. Sonuç olarak klinik bulgulara göre BDT programı kişinin hiperseksüel bozukluk belirtilerini geçirmekte olup bu nedenle de uygulanabilir bir terapi seçeneği oluşturmaktadır.

 

Kaynakça

American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and statistical manual of mental disorders, Washington, DC: American Psychiatric Publishing.

Hallberg, J., Kaldo, V., Arver, S., Dhejne, C. ve Öberg, K. G. (2017). A cognitive-behavioral therapy group intervention for hypersexual disorder: A feasibility study. The journal of sexual medicine, 14(7), 950-958.

Walton, M. T., Cantor, J. M., Bhullar, N. ve veLykins, A. D. (2017). Hypersexuality: A critical review and introduction to the “sex behavior cycle”. Archives of Sexual Behavior, 46(8), 2231-2251.