Danışma Hattı

0539 890 59 50

Bipolar I Bozukluğu

Bipolar Bozukluk Nedir?

Bipolar bozukluk (BB) klasik tanımıyla, depresif ve manik ya da hipomanik dönemlerin olduğu, dönemler arası tamamen normal olan ya da minimal belirti düzeyleriyle beraber olduğu düşünülen, yüksek mortalite, morbidite ve hemen her alanda işlev kaybına yol açtığı bilinen ciddi bir ruhsal bozukluktur (Yeloğlu ve Hocaoğlu, 2017). Bipolar bozukluğun bipolar 1 ve bipolar 2 olmak üzere iki çeşidi vardır. Aşağıda bipolar 1 bozukluğunun özellikleri ayrıntılandırılacaktır.

Bipolar I Bozukluğunun Klinik Belirtileri 

Bipolar 1 bozukluğu denilebilmesi için kişinin DSM-5’te tanımlanmış olan manik dönem kriterlerini en az bir manik dönem için karşılamış olması gerekir. Majör depresif ve hipomanik ataklar bipolar 1 bozukluğunda sık görülür ama bozukluk denilebilmesi için gerekli değildir. Bipolar 1 bozukluğu denilmesi için bir diğer şartta manik ve majör depresif atakların şizofreni spektrumu veya psikotik bozukluklarla açıklanamamasıdır.

Olası Eş Bozukluklar

DSM-5’e göre bipolar 1 bozukluğuna en sık eşlik eden bozukluklar kaygı bozukluklarıdır (panik ataklar, sosyal kaygı bozukluğu, basit fobi vb.). Bireylerin neredeyse dörtte üçünde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, yıkıcı dürtü-kontrol ve davranış bozuklukları (aralıklı patlayıcı bozukluk, karşı gelme bozukluğu vb.) görülür. Bipolar 1 bozukluğu olan bireylerin yarısında herhangi bir madde bağımlılığı görülmektedir. Yetişkinlerde metabolik sendrom ve migren gibi bir takım tıbbi rahatsızlıklar eşlik edebilir. Bipolar 1 bozukluğu olan bireylerin yarısından çoğunun belirtileri alkol kullanım bozukluğuna da uygundur ve bu kişilerde intihar girişimi riski daha fazladır.

Ayırıcı Belirtiler

DSM-5’e göre ayırıcı tanılar şu şekilde sıralanır:

Majör Depresif Bozukluk: Majör depresif bozukluk belirtileri gösteren bir bireyde doğrulanmış bir manik veya hipomanik dönem geçmişi olup olmaması bozukluğu belirleyecek olan bir faktördür.

Diğer Bipolar Bozukluklar: Bipolar 1 bozukluğu bipolar 2 bozukluğundan ayıran nokta manik atak olup olmamasıdır. Diğer belirlenmiş ve belirlenmemiş bipolar bozukluk çeşitlerini bipolar 1 ve 2’den ayırırken manik veya hipomanik dönemlerin olup olmadığına ve depresif dönem belirtilerinin tüm kriterlere uyup uymadığına bakmak gerekir.

Genel Kaygı Bozukluğu, Panik Bozukluğu, Travma Sonrası Stres Bozukluğu veya Diğer Stres Bozuklukları: Bu bozukluklar ya birincil belirti olarak ya da bazı durumlarda eş belirti olarak belirlenmelidir. Farkı anlayabilmek için dikkatli ve kapsamlı bir belirti geçmişi incelemesi yapılmalıdır.

Madde/İlaç Kaynaklı Bipolar Bozukluk: Esas bipolar bozukluk denilebilmesi için belirtilerin herhangi bir madde kullanımı ortadan kalktığında da devam ediyor olması gerekir.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu: Manik dönem belirtileri özellikle çocuklarda ve ergenlerde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu belirtileri ile örtüşebilir. Burada belirtilerin dönemler şeklinde ayrışıp ayrışmadığına dikkat etmek gerekir.

Kişilik Bozuklukları: Borderline kişilik bozukluğu gibi kişilik bozuklukları belirtileri bipolar bozukluk belirtileri ile örtüşebilir. Kontrol edilmesi gereken şey yine bu belirtilerin ataklar halinde olup olmamasıdır.

Belirgin Öfke Problemi: Ciddi öfke problemi olan kişilerde, özellikle çocuklarda ve ergenlerde, belirgin bir manik veya hipomanik dönem olmasına dikkat etmek gerekir. Eğer çocuğun öfkesi devamlı ve ciddi bir biçimde şiddetliyse yıkıcı duygudurum düzensizliği bozukluğu denilmesi daha uygun olabilir.

BDT ile Bipolar I Bozukluğu

Çok yakın bir geçmişe kadar iki uçlu biyolojik bir bozukluk olarak görülüyor ve bu nedenle terapisinin de biyolojik olarak farmakoterapi ile yapılması gerektiği düşünülüyordu (Scott, 1995). Günümüzde ilaç kullanımı hala önemini korurken psikoterapi de bu sürecin bir tamamlayıcısı olarak bulunmaktadır. BDT, bir yanda ilaç terapisinin belirtiler üzerindeki etkisini arttırmak amacıyla sürece uyumu ve işbirliğini arttırmaya çalışırken, öte yanda danışanın bir ömür boyu sürecek olan bozukluğunun akut ve remisyon dönemlerinde neler yapabileceği ve bu bozuklukla birlikte nasıl yaşayacağını düzenlemeye çalışır (Maçkalı ve Tosun, 2011).

Mehmet Z. Sungur’a (2013) göre, bilişsel davranışçı terapide:

  • Danışanı ve ailesini psikoterapist sürecinin gidişatı, bu gidişatı belirleyen faktörler ve seans süresince ilaçların önemi ve değeri konusunda bilgilendirmeyi amaçlar.
  • İlaç kullanımı önünde engel olarak belirtilen tutumları belirler, gerektiğinde bu tutumları ortadan kaldırır ve sürece uyumu bozan bilişsel ve davranışsal engellerle başa çıkma konusunda beceriler kazandırılır.
  • Kendini gözlemleme ve denetleme yöntemleri öğretilir.
  • Nüksleri önlemeye yönelik stratejiler geliştirilir.
  • Belirtileri kontrol etmekte etkili olabilecek yöntemler sunulur.
  • Danışanlara uzun vadeli yönetimi ile ilgili olarak danışanı yardım yöntemleri öğretilir.
  • Danışanlara, sürecin kontrolü konusunda temel bir güven kazandırdıktan sonra kendilik algısı, yaşam hedefleri ve geleceğe bakış konuları danışan ile birlikte gözden geçirilir ve yaşamlarını anlamlı kılmaları açısından değerler ve beceriler kazandırılmaya çalışılır.



Kaynakça

American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, Washington, DC: American Psychiatric Publishing, 123-132

Maçkalı, Z. ve Tosun, A. (2011), Bipolar Bozuklukta Bilişsel Davranışçı Terapi, Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 3, 571-594

Scott, J. (1995). Psychotherapy for Bipolar Disorder: An Unmet Need? British Journal of Psychiatry, 167,581-8

Sungur, M. Z. (2013). İki Uçlu Bozuklukta Bilişsel Davranışçı Terapilerin Yeri ve Önemi, Journal of Mood Disorders, 3, 41-44

Yeloğlu, Ç. H. ve Hocaoğlu, Ç. (2017). Önemli bir Ruh Sağlığı Sorunu: Bipolar Bozukluk, Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Dergisi, 8, 41-54