Danışma Hattı

0539 890 59 50

Depresyon

Depresyon nedir?

Depresyon üzüntü, mutsuzluk, umutsuzluk, kötümserlik gibi genel bir ruh hali olarak bilinse de her ruhsal çökkünlük depresyon değildir. Depresyon ölüm gibi kayıp ve yaslarda ve ya örneğin doğum sonrası depresyondaki gibi belli bir sebebe dayanıyorsa, bu depresif tutumlar bir duygu durum bozukluğunu işaret etmez. Depresif tutumlar yasta zamanla azalarak kaybolur (Türk Psikiyatri Derneği, t.y.).

DSM-5 belirtilerine göre, bir kişiye majör depresyona sahip denilebilmesi için aşağıda verilen belirtilerden en az 5 tanesi en az 2 hafta boyunca devam etmelidir. Bunun yanı sıra, kişiye depresyon denilebilmesi için de bu belirtilerin kişinin sosyal, mesleki ya da başka herhangi bir alandaki işlevselliğini bozacak kadar şiddetli olması gerekir. Ayrıca, bu belirtilerin kaynağının bir maddenin yan etkisi ve ya başka bir fiziksel sağlık durumu olmadığından emin olunmalıdır (Butcher ve ark., 2014).

Depresyonun belirtileri aşağıdaki gibidir:

  • Depresif duygudurumu,
  • Zavallı, boşlukta ve aşağılanmış hissetmek,
  • Yaşamdan sınırlı keyif alma ve ya hiç alamama ( İş, özel zevkler, bireysel ilişkiler, cinsel aktiviteler dâhil),
  • Motivasyon ve enerji eksikliği( günlük hayatta yapılan eylemlerde isteksizlik),
  • Geleceğe dair mutsuzluk ve öğrenilmiş çaresizlik (düştükleri bu durumdan hiçbir şekilde kurtulamayacaklarını düşünebilirler),
  • Daha az aktif ve üretken tutum,
  • Olumsuz benlik algısı,
  • Başına gelen kötü olaylar yüzünden kendini suçlama,
  • Değersizlik hissi,
  • Dünyaya kötümser bir bakış açısı,
  • Sersemlik ve uyku hali,
  • Unutkanlık ve dalgınlık,
  • Ölümle ilgili tekrar eden düşünceler (ölme korkusu, planlı ya da plansız intihar düşünceleri ve ya girişimleri),
  • Somatizasyon problemleri (ağrıya ve acıya duyarlılık),
  • Diyet yapmadan iştah ve kiloda belirgin düşüş.


Depresyonun görülme sıklığı nedir?

Depresyon yaygınlığı, kişisel ve toplumsal maliyetleri göz önünde bulundurulduğunda toplumda en önemli ve en yaygın görülen psikiyatrik süreçlerden birisidir (Öngider ve Eyüboğlu, 2013).

Majör depresyonun yaşam boyu yaygınlık oranı %5-17 oranındadır (Sancar ve ark, 2017).

Bir yıllık yaygınlık %2.6-6.2 olarak verilmektedir.

Hayat boyu risk erkekler için %3-12, kadınlar için %10-26 arasındadır.

Farklı araştırmalara göre farklı rakamlar verilmekle birlikte tüm oranlar buna yakındır. Araştırmalara göre, herhangi bir yılda kadınların %13'ü, erkeklerin ise %8'inde depresyon görülmektedir (Türk Psikiyatri Derneği, t.y.).

Depresyonun risk faktörleri nelerdir?

Depresyonun oluşumunda tek bir risk etkeni olmadığı, genetik yapı, çevreyle olumsuz etkileşim gibi faktörler vardır (Alıntılayan Öngider ve Eyüboğlu, 2013). Bunlar aşağıdaki gibidir:

  • Stres ve kaygı verici deneyimler,
  • Yakın zamanda yaşanan önemli ve stresli yaşam olayları,
  • Genetik yatkınlık (depresif aile bireyleri),
  • Nevrotik bir kişilik örüntüsüne sahip olma,
  • Çocukluk çağı travmaları (cinsel, fiziksel ve ya duygusal istismar öyküsü),
  • Erken ebeveyn kayıpları,
  • Madde ve alkol kötü kullanımı,
  • Kaygı bozuklukları ( depresyon pek çok şekilde görülebilir fakat beraberinde en sık rastlanan duygu kaygıdır.),
  • İşsizlik,
  • Daha önce depresyon deneyimi yaşamış olma,
  • Boşanma,
  • İlişkide psikoterapist yada evlilikte tatminsizlik,
  • Sosyal destek eksikliği,
  • Tıbbi süreçler ve bazı ilaçlar,

(Türk Psikiyatri Derneği, t.y.; Butcher ve ark., 2014; Öngider ve Eyüboğlu, 2013).

BDT ile Depresyon

Depresyon elbette seans sürecinde iyiye yönelik ilerlemesi mümkün bir rahatsızlıktır. Bilişsel davranışçı terapi, psikanaliz, kişiler arası ilişkilere yönelen psikoterapiler, aile ve çift terapileri ve ya parlak ışık terapileri (özellikle mevsimsel depresyon için) depresyon sürecinde kullanılan yöntemlerdir. Klinik psikologlar depresyonun şiddetini temel alarak psikoterapi yöntemini esas alabilir. Fakat gerek görülürse psikiyatri servisleriyle işbirliği halinde çalışılabilir yani kişiler antidepresan kullanımına teşvik edilebilir (Türk Psikiyatri Derneği, t.y.).

Kaynakça

Butcher, J. N., Hooley, J. M. ve Mineka, S. (2014). Anormal Psychology. Boston ; Columbus : Pearson, 2014.

Öngider, N. ve Eyüboğlu, S. Ö. (2013). Depresyon Tanısı Almış Hastalarda Ölüm Kaygısının Araştırılması. Klinik Psikiyatri Dergisi, 16(1), 34-46.

Sancar, M., Düzgün, E., Okuyan, B., Deniz, S., Çalışan, M., Coşkun, K. ve İzzettin, F. V. (2017). Antidepresan Kullanan Majör Depresyon Hastalarında Yan Etkilerin ve Hasta Uyuşturucunun Değerlendirilmesi. Marmara Pharmaceutical Journal, 21(1), 177–182.  

Türk Psikiyatri Derneği. (t.y.). Depresyon Konusunda Bilmek İstedikleriniz? Erişim Tarihi: 19 Eylül 2018, http:// www.psikiyatri.org.tr