Danışma Hattı

0539 890 59 50

Siklotimik Bozukluk

Siklotimik Bozukluk Nedir?

Siklotimik bozukluk en az iki yıl süren sayısız duygudurum dalgalanmalarıyla gider. Hipomanik belirtileri majör olmayan disforinin izlediği, aradaki normal duygudurum döneminin günler ve haftalar olduğu, ancak iki ayı geçmediği bir durum olarak görülmektedir. Siklotimik bozukluk genellikle ergenlikte ya da genç erişkinlikte başlar. Başlangıç yavaş seyirli ve sinsidir. İlk iki yıl boyunca majör depresyon, mani ya da karma dönemin ölçütlerini karşılayacak belirtiler bulunmamaktadır. Psikotik bozukluklar ya da madde kullanımı gibi başka bir bozukluk belirtilerin nedeni olarak gösterilemez ve bu duruma bağlanan işlevsellik kaybı ve sıkıntının ciddi olması gerekmektedir. Siklotimik bozukluğun, çıkarsama yoluyla belirlenmiş olmasından dolayı etiyolojik olarak diğer bipolar bozukluklardan ayrılmasını sağlayacak bilgilerin henüz mevcut olmadığı öne sürülmüştür (Kuloğlu ve diğerleri, 2007).

Genel popülasyona bakıldığında, siklotiminin hayat boyu görülme oranı %0.3 ile %0.6 arasındadır. Ayaktan takip edilen psikiyatrik kişilerin popülasyonunda ise siklotimi oranının %3-6 arasında değiştiği bildirilmektedir. Danışanların yaklaşık %50-75'inin belirtilerinin başlangıcı 15 ile 25 yaş arasında değişmektedir. Klinik örneklemde etnik farklılık gözlenmemiştir. Sosyoekonomik düzeyi yüksek olanlarda daha yaygındır. Danışanların büyük bir bölümünde psikiyatrik başvurular kişiler arası ilişkiler ve evlilik ile ilgili sorunlardan kaynaklanmaktadır (Kuloğlu ve diğerleri, 2007).

 Siklotimik Bozukluk Belirtileri

Siklotimide depresif dönemin temel özelliği; fiziksel inhibisyon varlığı, rahatsızlığın nedensiz olması ve halüsinasyonların yokluğudur. Danışanlar genellikle kendilerini eğlendirebilecek entelektüel yetilerinin kaybolduğundan, kendilerine yakın hissettikleri insanlar ve nesnelere karşı tutumlarının değiştiğinden şikayetçi olmaktadırlar. Karar vermenin çok zor olduğunu ve yaptıkları her şeyin kendilerine ızdırap verdiğini ifade ederler. İyileşmeyeceklerine katı bir şekilde inanır ve böyle bir atağın tekrar kendilerini bulacağını düşünürler. Siklotimide en fazla görülen fiziksel belirti depresif dönemdeyken sıkça görülen baş ağrılarıdır. Danışan kafasında ve göğsündeki sıkışma hissinden ve kafasının bomboş olduğundan yakınır (Kuloğlu ve diğerleri, 2007).

Hipomani döneminde ise daha önceki inhibisyon hissinin yerine, danışanlarda canlılık hissi, dış baskıların daha kolay ve sıradan olduğu fikirleri vardır. Bundan dolayı kendilerini daha zeki, akıl dolu görürler. Depresif süreçte görülen eleştirme kapasitesi bu alanda da kendine küstahlık ve zoraki gülümsemeyle gösterebilir. Artmış zihin kapasitesi, çoğu vakada kendini dinçlik, hiç durmaksızın aktivite göstermek ve dinamizm ile belli eder. Bir kısım danışanlar kendilerini görevlerindeki ve giyim tarzındaki değişiklikler ile gösterirken, diğerleri ise daha önceden bir hayli yabancı oldukları edebi eğilimler, dini organizasyonlara aşırı katılım ve hayırseverlikte fazlaca artış ile gösterirler (Kuloğlu ve diğerleri, 2007).

Siklotimik bozukluğun DSM-5 el kitabında yayınlanan belirtiler şunlardır:

  • En az iki yıl süreyle, hipomani dönemi için tam olarak hipomani belirtilerinin karşılamayan birçok dönem ve yeğin (majör) dönemi için tam olarak karşılamayan depresyon belirtileri olduğu birçok dönem olmuştur.
  • Yukarıda sözü edilen iki yıllık dönemin en az yarısında hipomani ve depresyon dönemleri olmuştur ve kişinin, bir kez belirtisiz kaldığı iki aydan daha uzun bir süre olmamıştır.
  • Yeğin (majör) depresyon mani ya da hipomani dönemi için belirti ölçütleri hiçbir zaman karşılanmamıştır.
  • A belirti kriterinde şizoduygulanımsal bozukluk, şizofreni, şizofrenimsi bozukluk, sanrılı bozukluk ya da anlaşılmış bir ya da anlaşılamamış diğer iki uçlu ve ilişki bozukluğuyla daha iyi açıklanamaz.
  • Bu dönem bir maddenin (örneğin kötüye kullanılabilen bir madde, bir ilaç ya da başka bir sağlık durumunun) fizyolojiyle ilgili etkilerine bağlanamaz.
  • Bu belirtiler klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, işle ilgili alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında işlevsellikte düşmeye neden olur.


BDT ile Siklotimik Bozukluk

Siklotimik bozukluk görülen kişilerin kişilerarası ve kendilik imajı üzerine odaklanan terapilerden de faydalanabileceği öne sürülmüştür. Ayrıca bilişsel davranışçı terapinin siklotimik bozuklukta özellikle duygudurum dalgalanmalarında azalma ve uyku süresinde uzama oluşturarak yararlı olabileceği bildirilmiştir (Kuloğlu ve diğerleri, 2007).


Kaynakça

Amerikan Psikiyatri Birliği. (2018). DSM-5 tanı ölçütleri başvuru el kitabı. (Çev., Prof. Dr. Ertuğrul Köroğlu). Ankara: HYB Yayıncılık. (Orijinal eserin yayın tarihi 2013).

Kuloğlu, M., Çayköylü, A. ve Albayrak, Y. (2007). Siklotimik Bozukluk. Klinik Psikiyatri Dergisi, 10(4), 216-222.