Danışma Hattı

0539 890 59 50

Biriktiricilik Bozukluğu

Biriktiricilik Bozukluğu Nedir?

Türk Dil Kurumu’nun tanımladığı sözlük anlamı ile istiflemek (biriktiricilik) düzgün bir biçimde üst üste yığmak, stok etmek anlamlarına gelmektedir. Bir belirti olarak istiflemek gelecekte bir gün işe yarabileceği düşüncesiyle belli bazı nesneleri biriktirmeyle başlarken bir ruhsal sorun olarak istifleme bozukluğu değeri olmayan, işe yaramaz her şeyi biriktirmeye kadar gider. Bazen bu belirtilere evcil hayvanların biriktirildiği atipik belirtiler eşlik edebilir (Patronek, 2001).

Biriktiricilik Bozukluğunun DSM-5 Belirtileri

Bulut, Özdel ve Kısa’nın (2015) yaptıkları araştırmada biriktiricilik bozukluğu için DSM-5 belirti şu şekilde sunulmuştur:

  • Kişisel eşyaların, yararsız veya sınırlı bir değere sahip olsalar bile, onları tutmak için yoğun bir itki veonları bırakmakla ilgili sıkıntı ve/veya kararsızlık nedeniyle bırakmada sürekli zorluk yaşanır.
  • Belirtiler çok sayıda nesnenin toplanmasına ve sonuçta ev, iş yeri veya diğer kişisel alanların (örneğin ofis, araç, bahçe) dolmasına ve tıkanmasına yol açarak alanların normal kullanımına engel olur. Eğer tüm yaşam alanları dolmamışsa bu durum ancak bu alanların nesnelerden temizlenmesi için diğerlerinin (örneğin aile üyeleri, otoriteler) çabası sonucu mümkün olmuştur.
  • Belirtiler belirgin klinik sıkıntıya veya sosyal, mesleki veya diğer önemli işlevsellik alanlarında yetersizliğe neden olur (kişinin kendisi veya diğerleri için güvenli bir çevrenin sürdürülmesi gibi).
  • İstifleme belirtileri genel tıbbi bir duruma bağlı değildir (örneğin beyin hasarı, serebrovasküler).
  • İstifleme/istifleme belirtileri başka bir ruhsal bozukluğun belirtileriyle sınırlı değildir (örneğin OKB’deki obsesyonlara bağlı olarak, majör depresyonda motivasyon kaybına bağlı olarak, şizofrenide veya başka bir psikotik bozuklukta hezeyanlara bağlı olarak, demansta bilişsel eksikliklere bağlı olarak, otistik bozuklukta kısıtlanmış ilgi alanına bağlı olarak, Prader-Willi sendromunda gıda stoklama belirtisi olarak).


Eş Belirtiler

DSM-4'te ve DSM-5’te hiçbir manevi değeri olmayan yıpranmış ya da değersiz nesneleri atamamak OKKB’nin 8 ölçütünden biridir. Biriktirici bireylerde daha çok bağımlı, paranoid ve şizotipal kişilik özellikleri olduğu bildirilmiştir. Biriktiricilik bozukluğu olan kişilerin yaklaşık %75’ine bir duygudurum bozukluğu veya bir kaygı bozukluğu eşlik etmektedir. En sık eşlik eden bozukluklar şunlardır (Bulut ve ark., 2014):

  • Major depresif bozukluk
  • Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu
  • Sosyal fobi
  • Yaygın kaygı bozukluğu
  • Dürtü kontrol bozukluğu
  • Kıl ve deri yolma bozuklukları

 

BDT ile Biriktiricilik Bozukluğu

Bilişsel davranışçı terapi (BDT) ile bireylerin istifleme davranışına zorlayıcı nedenleri anlamaları, karar alma becerilerini güçlendirme, nelerin atılabileceği ve ilişki becerilerini geliştirme üzerine çalışılmaktadır. Kompülsif istifleme bozukluğunda BDT’nin birbirine benzeyen ancak kısmen farklı iki hedefi vardır. Bu hedeflerden ilki biriktirilen şeylerin önemli bir miktarından kurtulmak ve evi yaşanır hale getirmektir. Diğeri ise belli sayıda birikinti ile yaşanabilir alanı sürdürme becerilerini geliştirmektir.

Seans yapılan kişilerin yarısında klinik değerlendirmelerinde çok fazla düzelme olduğu bildirilmiştir. Gözleme göre kişilerin seans sürecine uyumlarının iyi olmadığı, ev ödevlerine uyum sağlamakta zorlandıkları ve bundan ötürü seans sürecinde yanıtın arttırılması için bireysel motivasyon görüşmelerinin önemli ve gerekli olduğu vurgulanmaktadır. Daha geniş örneklemli bir başka çalışmada revize edilmiş bireysel BDT uygulanan kişilerin daha fazla yarar gördükleri ve kişilerin yaklaşık %70’nin klinik global iyileşme değerlendirme ölçeklerinde %23-37 oranında düzelme olduğu bildirilmiştir (Bulut ve ark., 2015).

Biriktiricilik Bozukluğuyla İlgili Yapılan Çalışmalar

Yapılan bir araştırma sonucunda (Muroff ve ark., 2009) biriktiricilik bozukluğu problemi olan danışanlardan 32 kişi BDT yöntemi ile değişim sağlanmıştır. Seans sonrası yapılan testler ve değerlendirmeler sonucunda danışanlarda önemli ölçüde gelişme olduğu bulunmuştur. Bu çalışma, biriktirme belirtilerinin azalmasında BDT yöntemlerinin uygulanabilirliğini ve mütevazı başarısını göstermektedir.

 



Kaynakça

Bulut, S. D., Özdel, K. ve Kısa, C. (2015). Belirtiden Bozukluğa İstifleme/Hoarding: from Symptom to Disorder. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 7(3), 319. Erişim adresi: http://www.cappsy.org/archives/vol7/no3/cap_07_03_09.pdf

Muroff, J., Steketee, G., Rasmussen, J., Gibson, A., Bratiotis, C. ve Sorrentino, C. (2009). Group Cognitive And Behavioral Treatmentfor Compulsive Hoarding: A Preliminary Trial. Depression and Anxiety, 26(7), 634-640. Erişim adresi: https://onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1002/da.20591

Patronek, G. (2001). The Problem of Animal Hoarding. Municipal Lawyer, 19(6), 19. Erişim adresi: https://vet.tufts.edu/wp-content/uploads/municipalawyer.pdf