Danışma Hattı

0539 890 59 50

Çocuklarda İstismarı Önleme ve Mahremiyet Bilinci

Çocuk İstismarı Nedir?

Barınmadan beslenmeye, sağlıktan eğitime, yaşamın tüm alanlarında yaşanan eşitsizliklerden en çok etkilenen çocuklardır. Çocuk istismarı bir yetişkinin çocuğa karşı fiziksel veya psikolojik bakımdan kötü muamelesidir (Tıraşçı ve Gören, 2007).

Çocuk istismarı; fiziksel istismar, cinsel istismar, duygusal istismar ve ihmal olarak 4 temel grupta incelenir. Fiziksel istismar en geniş anlamda çocuğun kaza dışı yaralanması şeklinde açıklanabilir. Fiziksel istismara uğramış çocuklarda sosyal işlevsellik alanında birçok eksiklik fark edilmektedir. Bu çocuklar; yakın ilişki kurmakta güçlük çekip, daha çatışmalı, duygusal yoğunluğu az, yoğun öfke ve istismar davranışı içeren ilişkiler kurabilmektedir (Tıraşçı ve Gören, 2007). Yetişkinlerin ve gençlerin cinsel doyum sağlama amacıyla çocuklara yönelik olarak gerçekleştirdiği her tür davranış cinsel istismar olarak açıklanır. Cinsel istismar, çocuklarda davranışsal, bilişsel, sosyal ve duygusal değişikliklere yol açabilir. Ruhsal çöküntü ile birlikte insanlara güvensizlik, aşırı bağımlı tutumlar, öfke ve düşmanlık duyguları, çocuğun karşı koyamaması nedeniyle güçsüzlük duygusu ortaya çıkabilir. Çocuk, yetişkinliğinde kendine yöneltilmiş şiddeti ve cinsel istismarı başkalarına yönelterek güçsüzlüğünü yenmeye çalışabilir (Öztürk, 2009). Gündelik yaşamda en sık rastlanan istismar tiplerinden birisi olan duygusal istismar; anne, baba ya da çevredeki diğer yetişkinlerin çocuğun yetenekleri üstünde istek ve beklentiler içinde olmaları ve çocuğa saldırganca davranmaları olarak belirtilebilir. Bu çocuklarda normal zihinsel kapasite olmasına karşın, öğrenme güçlüğü ve dikkat dağınıklığı gibi sorunlar görülmektedir. Dolayısıyla duygusal istismar çocuğun hem kişiliği hem de başarısını olumsuz yönde etkilemektedir (Tıraşçı ve Gören, 2007).

İhmal, çocuğa bakmakla yükümlü kişinin bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi, beslenme, giyim, tıbbi, sosyal ve duygusal gereksinimler ya da yaşam koşulları için gerekli ilgiyi göstermeme gibi, çocuğu fiziksel ya da duygusal yönden ihmal etmesi şeklinde açıklanabilir (Tıraşçı ve Gören, 2007).

İstismar Belirtisinin Tespiti

Çocuk istismarının tespit edilmesinde doktorların farkındalığı, bu konuda bilgi birikimi ve motivasyonu önemlidir. Çocuk istismarı ve ihmali ile mücadelede doktorlar, adli tıp uzmanları başta olmak üzere psikologlara, çocuk gelişim uzmanlarına, sosyal hizmet uzmanlarına büyük görevler düşmektedir. Bu anlamda doktorlar beraber çalıştıkları sağlık personelini ve toplumu eğiterek, duyarlı ve bilgili hale getirmek için çaba sarf etmelidir. Çocuklarla devamlı karşı karşıya gelen doktor, hemşire ve öğretmen gibi meslek sahiplerinin; çocuklarda istismar veya ihmal belirtisi gördükleri zaman ihbar yükümlülüğü vardır. Okullarda öğretmenlerden, okul aile birliklerinden yardım istenerek öğrenci velileri toplanabilir ve onlara bu konuda eğitim programları yapılabilir (Tıraşçı ve Gören, 2007).

İstismarı Önleme

İstismarı önlemek gerçekten güç bir konudur. İstismarı önleme çalışmalarını bireysel, toplumsal ve evrensel koruma olarak üçe ayırmak mümkündür. Bireysel koruma, istismara uğrayan çocukların erken tespiti, iyileşme süreci ve izlemini içerir. Önlemler özellikle cinsel, fiziksel veya ağır ihmal sonucu travmaya maruz kalan çocuklar ile bu çocukların ailelerine yönelik olarak alınmalıdır. İstismara uğrayanlara uygulanan terapi, bu çocukların erişkin dönemlerinde istismar uygulama risklerini azaltacaktır. İstismar edenlerin ise yalnız cezalandırılmaları değil rehabilite edilmeleri de gerekir. Toplumsal koruma, riskli grupların saptanmasına yönelik olmalıdır.

Evsizlik, işsizlik, madde bağımlılığı, alkolizm, aile içi şiddet ve ailede psikiyatrik sorunların çocuk istismarına yol açan risk faktörlerinin başlıcalarıdır. Sokakta yaşayan ve çalışan çocuklar sık olarak istismara uğrar. Hatta bunların önemli bir kısmı evde istismara uğradığı için sokakta yaşamayı tercih ediyor olabilir. Bu nedenle bu riskli grupları bilmek ve bu grupları öncelikli olarak ele almak gerekmektedir. Evrensel koruma ise dünyadaki tüm çocukları kapsamaya yönelik olarak gerçekleştirilebilir. Bu koruma biçiminde düzenli sağlık bakımı, annenin eğitimi, ev ziyaretleri, aile planlaması, yoksulluk ve işsizlik ile savaşım önem kazanmaktadır (Güner ve diğerleri, 2010).

Çocuk Mahremiyeti 

1. Adım: Özel Alan Belirtme: Vücudun kişiye özel olan bölgeleri, bu bölgelerin gizlenmesi gerektiği çocuğa iki yaşından itibaren yavaş yavaş anlatılabilir.

2. Adım: Çocuğun Özel Alanlarına Saygılı Olma: Çocuğu küçük yaştan itibaren çocukları başkalarının yanında giydirmemek, altlarını değiştirirken bile bir başka odaya götürmek çocuğun mahremiyetine saygıyı gösterir.

3. Adım: Çocuğun Cinsel Alanlarını Sevgi Objesi Yapmama: Çocuğun cinsel organlarını şaka konusu yapmak, göstermesini istemek, dokunmaya çalışmak cinsel kimlik gelişimi açısından sakıncalıdır.

4. Adım: Tuvaletin Kapısını Kapalı Tutması Gerektiğini Öğretme: Tuvalet eğitiminin bir parçası olarak tuvalette yalnız olunması, başkalarının göreceği şekilde tuvaletini yapmaması gerektiği çocuğa anlatılabilir.

5. Adım: Odanıza İzin Alarak Girmesi Gerektiğini Öğretme: Çocuklara dört-beş yaştan itibaren ebeveynlerinin odası kapalı ise odaya kapıyı çalarak ve izin alarak girmesi gerektiği öğretilmelidir.

6. Adım: Ebeveynle ve Kardeşle Yatakları Ayırma: Çocuklar iki yaşla birlikte yavaş yavaş bağımsızlığını kazanır ve kendi başına yemek yemeye, yolda kendi başına yürümek istemeye başlar. Bu dönem gelişim olarak da çocuğun odasının ayrılabileceği bir zamandır.

7. Adım: İlkokulla Birlikte Özel Mekân Gösterme: İlkokul dönemi ile birlikte çocuklar için evde bir yer belirlenip, çocuğa özel eşyalarını buraya koyabileceği söylenebilir.

8. Adım: Özel Alan İhlallerine Tepkinizi Belli Etme: Çocukla birlikte gezerken veya televizyon izlerken karşımıza mahremiyet ihlali içeren durumlar çıkarsa çocuğun duyacağı şekilde mahremiyet ihlali yapan kişiye tepki belli edilebilir (Akcan, 2016).


Kaynakça 

Akcan, E. (2016). Çocuklarda mahremiyet eğitimi. Melikşah Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık Merkezi Bülteni.

Güner, Ş. İ., Güner, S. ve Şahan, M. H. (2010). Çocuklarda sosyal ve medikal bir problem; istismar. Van Tıp Dergisi, 17(3), 108-113.

Öztürk, A. B. (2009). Çocuğun cinsel istismarı ve aileyle çalışma. Journal of Society & Social Work, 20(2).

Tıraşçı, Y. ve Gören, S. (2007). Çocuk istismarı ve ihmali. Dicle Tıp Dergisi, 34(1), 70-74.