Danışma Hattı

0539 890 59 50

Aralıklı Patlayıcı Bozukluk

Aralıklı Patlayıcı Bozukluk Nedir?

Aralıklı patlayıcı bozukluk (APB), saldırgan dürtülerin denetiminde geçici bozulma neticesinde ortaya çıkan saldırgan eylemler ve zarar verici davranışlarla seyreden bir bozukluktur (Konuk, 2009). APB agresif dürtülere direnememe sonucunda ortaya çıkar ve tekrarlayan ataklarla devam eder. Bu ataklar sonucunda kişilerde dönem dönem belirgin olarak kontrolünü kaybetme, diğer insanlara karşı ciddi saldırılar gerçekleştirme ya da mala zarar verme davranışları ortaya çıkar. Dışa vurulan agresyonun derecesi, onu ortaya çıkaran stres etkeni ile tamamen orantısızdır. Danışanlar tarafından nöbet ya da tutulma olarak da tanımlanan belirtiler, dakikalar ya da saatler içinde görülür ve süreden bağımsız olarak kendiliğinden yatışır. Agresif davranış genel olarak benliğe yabancı olduğundan, atakların büyük kısmını pişmanlık ve kendine yönelik kızgınlık izler. Süreç dışında sıklıkla kişide yaygın dürtüsellik ya da agresyon belirtileri görülmez (Tamam ve diğerleri, 2011).

Eğer kişinin yaşadığı agresyon maddi kazanç sağlama, nefsi müdafaa, sosyal açıdan kontrolü elde etme, politik tercihini vurgulama amacı güdüyorsa ya da bir çete eyleminin bir parçası ise APB belirtisi verilemez (Tamam ve diğerleri, 2011).

Aralıklı patlayıcı bozukluk DSM’de 20 yıldan fazla bir süredir yer almasına karşın, APB'nin psikiyatrik danışanlarda ya da toplum genelindeki sıklık ya da yaşam boyu yaygınlığı hakkında az sayıda bilgi bulunmaktadır. Bu zamana kadar APB hakkında edinilen bilgiler, APB'nin eskiden düşünüldüğünden çok daha yaygın olduğunu düşündürmektedir (Konuk, 2009).

Aralıklı Patlayıcı Bozukluğun Klinik Belirtileri

APB’de temel belirti agresyondur. İnsan davranışı sosyal olarak onay gören agresif durumları içerebildiği gibi (spor müsabakaları, şiddet içerikli görsel yayınlar vb.) tahrik edilmiş agresyonu da (kavga, dövüş, savaş vb.) içerir. APB’de söz konusu olan patolojik boyut agresyonun dürtüsel niteliğidir. APB’nin üç temel klinik özelliği vardır:

1. Kendileri ya da başkaları için zararları olduğu bilinen agresif dürtülere karşı koyamama,

2. Öfke patlamaları öncesinde veya sırasında tremor, çarpıntı, göğüste sıkışma hissi gibi huzursuzluk yaşantıları,

3. Atak sonrası büyük ölçüde rahatlama ve huzur hissi duyma, yaşama (Tamam ve diğerleri, 2011).

DSM-5 el kitabında yayınlanan belirtiler şunlardır (Amerikan Psikiyatri Birliği, 2018):

1. Aşağıdakilerden biri ile kendini gösteren, saldırgan dürtülerin denetim altında tutulamadığını gösteren, yineleyici davranış patlamaları:

  • Üç aydır, ortalama haftada iki kez olan, sözel saldırı (örneğin heyheyleri tutma, verip veriştirme, sözel tartışmalar ya da kavgalar) ya da eşyalara, hayvanlara ya da diğer kişilere karşı bedensel saldırı (örneğin bedensel saldırı, eşyaların kırılıp dökülmesi ile hayvanların ya da diğer insanların yaralanması ile sonuçlanmaz).
  • On iki aylık bir süre içinde ortaya çıkan, eşyaların kırılıp dökülmesi ve/ya da hayvanların ya da diğer kişilerin yaralanmasıyla sonuçlanan, bedensel saldırı kapsamında üç davranış patlaması.

2. Yineleyici patlamalar sırasında gösterilen saldırganlığın düzeyi, kışkırtmanın ya da ruhsal toplumsal tetikleyici etkenlerin neden olabileceğine göre büyük ölçüde orantısızdır.

3. Yineleyici saldırgan patlamalar önceden tasarlanmış değildir (dürtüseldir ve/ya da öfkelenmekten kaynaklanır) ve somut bir amaca (örneğin para, güç, göz korkutma) yönelik değildir.

4. Yineleyici saldırgan patlamalar, ya kişide belirgin bir sıkıntı yaratır ya da İşle ilgili ya da kişilerarası işlevsellikte düşmeye neden olur ya da parasal ya da yasal sonuçlar doğurur.

5. Yaşı en az altıdır (ya da eşdeğer gelişimsel düzeydedir).

6. Yineleyici saldırgan patlamalar, başka bir ruhsal bozuklukla ya da bir maddenin (örneğin kötüye kullanılabilen bir madde, bir ilaç) fizyolojiyle ilgili etkilerine bağlanamaz.

Eş Bozukluklar 

APB belirtisi konabilmesi için kontrol kaybı belirtilerinin şizofreni, antisosyal kişilik bozukluğu (ASKB), sınırda (borderline) kişilik bozukluğu, dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu (DEHB), davranım bozukluğu gibi diğer ruhsal bozukluklar ile daha iyi açıklanamıyor olması gerekir (Tamam ve diğerleri, 2011).

BDT ile Aralıklı Patlayıcı Bozukluk

Öfke yönetimine yönelik yaklaşımlar, saldırgan bireyler için (dolayısıyla APB için) hazırlanmış olan bilişsel davranışçı terapi süreçlerinin temel bileşenini oluşturur. Birçok klinisyen, öfke, şiddet, saldırganlık ve benzeri dürtü kontrol bozukluklarının iyi sonuçlanabilmesi için en uygun çözüm psikoeğitim ve bilişsel davranışçı yaklaşımlar olduğuna inanmaktadır (Tamam ve diğerleri, 2011).

 Yapılan Çalışmalar

Tamam ve diğerlerinin (2008) yaptığı bir çalışmada, klinikte yatan danışanlar arasında aralıklı patlayıcı bozukluk %14 oranında saptanmıştır. APB erkeklerde kadınlardan daha sık olarak görülür (Özen ve diğerleri, 2010). Çeşitli klinik çalışmalarda APB’nin erkek ve kadınlarda görülme oranının yaklaşık 3/1 oranında olduğu saptanmıştır (Tamam ve diğerleri, 2011). Bir başka çalışmada ise APB’nin, öfke sorunu yaşayan üniversiteli erkelerdeki oranı %34, kızlardaki oranı %20 bulundu (Özen ve diğerleri, 2010).

Kessler ve diğerlerinin (2006) yapmış olduğu araştırmanın sonucunda, APB’nin yaşam boyu yaygınlığı %7.3, bir yıllık yaygınlığı %3.9 bulunmuştur. Aynı çalışmada, APB’nin duygudurum, kaygı ve alkol-madde kullanım bozuklukları ile yüksek oranda komorbidite gösterdiği belirtilmiştir (Özen ve diğerleri, 2010).

Bir başka çalışmada, araştırmacılar rastgele kontrollü bir çalışma ile BDT’nin etkinliğini göstermiştir. 45 APB danışanı olan erişkine, 12 haftalık grup ya da bireysel terapi uygulanmıştır. Çalışma çok bileşenlidir ve BDT gevşeme eğitimi, bilişsel yeniden yapılandırma, baş etme beceri eğitimlerini içermiştir. Saldırganlık, öfke ile ilişkili belirtiler başlangıçta, ilerleme sürecinde ve sonrasında 3 aylık takipte değerlendirilmiştir. Deney sonucunda, grup ve bireysel bilişsel davranışçı terapinin her birinin saldırganlığı, öfkeyi, düşmanca düşünceyi ve depresif belirtileri azaltarak, öfke kontrolünü geliştirme eğiliminde olduğu bulunmuştur. Seans sürecinde iyiye doğru etki düzeyinin yüksek olduğu saptanmıştır. Bireyler 3 aylık takipte de kazanımlarını sürdürmüştür. Yapılan araştırmalar, APB sürecinde bilişsel davranışçı terapi kullanımına yönelik önemli bir destek sağlamıştır (McCloskey ve diğerleri, 2008).



Kaynakça

Amerikan Psikiyatri Birliği (2018). DSM-5 tanı ölçütleri başvuru el kitabı. (Çev., Prof. Dr. Ertuğrul Köroğlu). Ankara: HYB Yayıncılık. (Orijinal eserin yayın tarihi 2013).

Kessler, R. C., Coccaro, E. F., Fava, M. ve ark. (2006) The prevalence and correlates of DSM-IV intermittent explosive disorder in the national comorbidity survey replication. Arch Gen Psychiatry, 63(6), 669-678.

Konuk, N. (2009). Aralıklı patlayıcı bozukluk. Turkiye Klinikleri Psychiatry-Special Topics, 2(1), 29-34.

McCloskey, M. S., Noblett, K. L., Deffenbacher, J. L., Gollan, J. K. ve Coccaro, E. F. (2008). Cognitive-behavioral therapy for intermittent explosive disorder: A pilot randomized clinical trial. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 76(5), 876-886.

Özen, Ş., Bez, Y., Arı, M. ve Özkan, M. (2010). Öfke kontrolünde zorluk yaşayan bir grup üniversite öğrencisinde öe tepkileri ve psikiyatrik tanıların cinsiyet açısından incelenmesi. Türk Psikiyatri Dergisi, 21(4), 319-30.

Tamam, L., Eroğlu, M. Z. ve Paltacı, Ö. (2011). Aralıklı patlayıcı bozukluk. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar-Current Approaches in Psychiatry, 3(3).

Tamam, L., Zengin, M., Karakuş, G. ve Öztürk, Z. (2008). Bir üniversite psikiyatri kliniğinde dürtü kontrol bozukluğu sıklığı. Klinik Psikofarmakoloji Bülteni, 18(3), 153-161.