Danışma Hattı

0539 890 59 50

Seçici Konuşmazlık (Mutizm)

Seçici Konuşmazlık (Mutizm) Nedir?

Dil, çeşitli nesnelerle, canlılarla, olaylarla ve ilişkilerle ilgili kavramları temsil etmek için toplumca paylaşılan semboller sistemidir. Dil gelişimi ise kelimelerin, sembollerin öğrenilmesi ve dilin kurallarına uygun olarak kullanılması olarak tanımlanmaktadır (Kocamanoğlu ve diğerleri, 2017).

Dil gelişim basamakları tüm çocuklarda aynı sırayı izlemekle birlikte, dil gelişim hızında, çocuklar arasında bireysel farklılıklar görülebilmektedir. Dil gelişim hızı; fizyolojik ve genetik özellikler, cinsiyet, algısal bilişsel ve nörolojik gelişim, sosyal çevre ve etkileşim, aile-çocuk arasındaki sosyal etkileşim düzeyi, sosyoekonomik ve sosyokültürel özellikler, eğitim gibi birçok etmenden etkilenebilir. Bu etmenler farklı dil ve konuşma problemlerine neden olabilmektedir. Tipik gelişim gösteren çocukların dil ve konuşma problemleri incelendiğinde yaygınlık oranının %2,5-4 arasında olduğu kabul edilmektedir. Dil ve konuşma problemleri arasında konuşma bozuklukları, dil ve konuşma bozuklukları vb. terimlerle ifade edilen bireylerarası iletişimde karşılaşılan konuşma problemleri arasında gecikmiş konuşma, afazi, genizsi konuşma, artikülasyon bozukluğu, ses bozukluğu, afoni, seçici konuşmazlık yer almaktadır (Kocamanoğlu ve diğerleri, 2017).

Seçici konuşmazlık konuşma becerisinin gelişmesine rağmen konuşmanın beklendiği bir takım ortam ve durumlarda konuşmama ya da konuşamama olarak ifade edilmektedir. DSM 5’te seçici konuşmazlık, başka durumlarda konuşuyor olmasına karşın, konuşmasının beklendiği özgül toplumsal durumlarda (örneğin okulda) sürekli bir biçimde konuşamıyor olma olarak tanımlanmaktadır. Bu bozukluğun süresi en az bir ay olmakla birlikte çocukların okula başladıkları ilk ay utangaç ve çekingen olabilecekleri göz önünde bulundurularak okulun birinci ayı ile sınırlandırılmamaktadır. Seçici konuşmazlığın nadir görülmesi ve bazen de zaman içinde kendiliğinden ortadan kalkması nedenleriyle gözden kaçabilmektedir. Seçici konuşmazlığın başlangıç yaşının genellikle iki-dört yaş arasında görülmektedir. Okul öncesi dönemde ebeveynler sıklıkla çocukların çekingen ve utangaç olduklarını belirtmekte ve çocuklar okula başladıklarında genellikle bu durum öğretmenleri tarafından fark edilmektedir (Kocamanoğlu ve diğerleri, 2017).

Seçici Konuşmazlık Bozukluğu

Seçici konuşmazlık geçmişten günümüze kaygı temelli bir bozukluk olduğu düşünülmüş ve DSM 5’te kaygı bozuklukları sınıfında yer almıştır. Bu sebeple davranışsal ve bilişsel terapiler son yıllarda seanslarda sıklıkla kullanılan bir terapi biçimidir. Şenol, Karacan ve Şener’in, 1997 yılında yaptığı çalışmada, selektif mutizm görülen üç kişinin seans sürecinde, aile ve öğretmen tarafından davranışçı çözüm, oyun odasında uygulanan bireysel psikoterapi ve ilaçlar ile birlikte kullanılmış, çalışma sonucunda bireysel, davranışçı ve aile araştırmalarını içine alana çok modelli bir terapi yaklaşımının kullanılması önerilmiştir. Perçinel ve Yazıcı (2014) iki vaka ile yaptıkları çalışmada seçici konuşmazlığın çözümlenmesinde psikoterapik ve psikofarmolojinin birlikte kullanılabileceğini ortaya koymuşlardır.

 

Kaynakça

Kocamanoğlu, D. Ö., Bıçakçı, M. Y., Ölmez, U. Ş., Yılmaz, B. S. ve Aral, N. (2017). Okul öncesi dönemde görülebilecek seçici konuşmazlık üzerine trans disiplinler arası bir çalışma. The Journal of Academic Social Science Studies, 61, 289-300.

Perçinel, İ. ve Yazıcı, U. (2014). Fluoxetine treatment in preschool cases with selective mutism: Discusson through two cases. Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi,  21(2), 123- 130.

Şenol, Ş., Karacan, E. ve Şener, Ş. (1997). Selective mutism: treatment modalities in view of three cases. Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi, 4(1), 31-38.