Danışma Hattı

0539 890 59 50

Antisosyal Kişilik Bozukluğu

Antisosyal Kişilik Bozukluğu Nedir?

Antisosyal kişilik bozukluğu çocukluk veya ergenlikte başlayıp yetişkinliğe devam eden bir kişilik bozukluğudur. Merkezinde aldatma ve manipülasyon olup, çocukluk veya erken ergenlikten itibaren istikrarlı bir şekilde başkalarının haklarını görmezden gelen veya ihlal eden kimseleri kapsar (DSM-5).

Antisosyal Kişilik Bozukluğu Belirtileri

DSM-5’e göre antisosyal kişilik bozukluğu belirtileri için kişi en az 18 yaşında olmalıdır. 15 yaşından önce davranım bozukluğu olduğuna dair kanıt olmalıdır. Antisosyal kişilik bozukluğu davranışının yalnızca şizofreni veya bipolar bozukluk esnasında ortaya çıkıyor olmaması gerekir. 15 yaşından itibaren başkalarının haklarını görmezden gelen ve ihlal eden yaygın bir davranış örüntüsüne aşağıdaki ölçütlerden en az üçünü kapsayacak şekilde sahip olmalıdır:

  • Yasal davranışlarla ilgili sosyal normlara uymayarak tekrar tekrar tutuklama gerekçeleri olan eylemler gerçekleştirmek,
  • Aldatma, tekrarlanan yalan söyleme, takma ad kullanma, kişisel çıkar veya zevk için başkalarını dolandırmak,
  • Dürtüsellik veya ileriye dönük plan yapamama,
  • Fiziksel kavga veya saldırı şeklinde kendini gösteren öfke ve saldırganlık,
  • Kendisinin veya başkalarının güvenliğini pervasızca ihmal etme,
  • Düzenli bir iş yaşamı sürdürememe veya mali yükümlülükleri yerine getirememe olarak kendini gösteren tutarlı sorumsuzluk,
  • Vicdan azabı eksikliği; incinmeye, hor görülmeye veya birinden ayrı kalmaya kayıtsız olmak veya bunları rasyonalize etmek.


Olası Eş Bozukluklar

Psikopati AKB ile büyük ölçüde çakışsa da arada asimetrik bir ilişki vardır yani, psikopati vakalarının neredeyse tamamında AKB belirtileri de görülür ancak AKB vakalarının küçük bir kısmı psikopati belirtilerini karşılamaktadır (Hare, 1996).  Bu da bize psikopatinin AKB’den daha ağır bir bozukluk olduğunu düşündürür. Psikopatinin affektif/kişilerarası yönü AKB’den ciddi ölçüde ayrılır (Coid ve Ulrich, 2010). Madde kullanım bozukluğu AKB ve psikopatiye en sık eşlik eden belirtidir. Antisosyal kişilik bozukluğu olan kimselerin madde kullanım bozukluğu olası belirti ihtimali oldukça yüksektir, karşıt şekilde madde kullanım bozukluğu olan birinin AKB belirtisi alması son derece muhtemeldir (Werner, Few ve Bucholz, 2015). DSM-5’e göre AKB belirtisi konan kimseler kaygı bozuklukları ve/veya depresif duygu durumu da yaşayabilirler. Dürtüsellik ve duygu düzensizlikleri belirtilerinden bu üçü ortak olduğundan eş belirti olarak görülmeleri son derece normal karşılanabilir.

Ayırıcı Belirtiler 

DSM-5’e göre ayırıcı belirtiler şu şekilde sıralanır:

  • Madde Kullanım Bozukluğu: Antisosyal kişilik bozukluğu ve madde kullanım bozukluğu belirtileri kesiştiğinde AKB belirtilerinin çocuklukta da var olduğundan ve çocukluktan yetişkinliğe devam ettiğinden emin olunmalıdır.
  • Şizofreni ve Bipolar Bozukluk: Sadece şizofreni veya bipolar bozukluk süresince devam eden belirtiler antisosyal kişilik bozukluğu belirtisi için yeterli olmaz.
  • Diğer Kişilik Bozuklukları: Ortak belirtiler olduğundan diğer kişilik bozuklukları AKB ile kolaylıkla karıştırılabilir. Burada özellikle farklı olan belirtilere dikkat etmek gerekir. Yine de eğer kişi farklı belirtileriyle beraber birden çok kişilik bozukluğunu kapsıyorsa birden çok bozukluk olabilir.
  • Kişilik Bozukluğuyla Bağdaşmayan Suç Teşkil Eden Davranışlar: Antisosyal kişilik özellikleri yalnızca esnemeyen, kalıcı, uyum sağlayamayan özellikte olduğunda ve kişinin işlevselliğini ciddi ölçüde etkileyip kişiye stres yaşattığında bir kişilik bozukluğunun varlığından söz edebiliriz.


BDT ile Antisosyal Kişilik Bozukluğu 

Beck, Freeman, Davis ve meslektaşları (2004), kişilik bozukluklarının çalışmalarında BDT’nin kullanımını açıkladıkları kitapta AKB'nin seans sürecinin son derece meşakkatli olduğunu söylüyor. BDT, antisosyal kişilik bozukluğunun iyileştirilmesinde kaygı veya utanç gibi etkilerden tümevarım ile daha iyi bir ahlaki yapı inşa etmektense bilişsel işlevlerin geliştirilmesi yoluyla ahlaki ve sosyal davranışın iyileştirilmesini amaçlıyor. Bunu yaparken:

  • Problem odaklı çalışma başlatımı,
  • Bozuk düşünceleri uyumsuz davranışlarla bağdaştırma,
  • Başa çıkma mekanizmaları geliştirme,
  • Öfke ve dürtüselliğe sistematik bir yaklaşımda bulunma,
  • Kendini izleme ve işlevsel motivasyon sağlama,
  • Özellikler ve değerlendirmeler için temeli genişletme,
  • Yapıcı kararlar verme

gibi yöntemlerden yararlanır. Bilişsel davranışçı terapi ile sosyal açıdan yarar sağlayacak davranışların hem danışanın tutarlılığına, hem danışan yakınlarının refahına hem de geniş açıdan bakıldığında toplum yararına belirgin ölçüde katkı sağlayacak derecede arttığı bir gerçektir.



Kaynakça

American Psychiatric Association. (2013). Diagnosticand statistical manual of mental disorders,.Washington, DC: AmericanPsychiatric Publishing, 659-663

Beck, A. T., Freeman A., Davis D. D. ve diğerleri (2004). Cognitive therapy of personality disorders. New York: The Guilford Press.

Coid J. ve Ullrich S. (2010), Antisocial personality disorder is on a continuum with psychopathy. Comprehensive Psychiatry. 51(4), 426–433.

Hare, R. D. (1996). Psychopathy a clinical construct whose time has come. Criminal Justice and Behavior. 23(1), 25–54.                      

Werner, K. B., Few, L. R. ve Bucholz, K. K. (2015), Epidemiology, comorbidity and behavioral genetics of antisocial personality disorder and psychopatyh. Psychiatr Ann.,45(4), 195-199.