Danışma Hattı

0539 890 59 50

Alışveriş Bağımlılığı

Alışveriş Bağımlılığı Nedir?

Günlük yaşamın önemli bir parçası olan alışveriş, sadece ürünleri satın almak değil, eğlenme ve kendini ödüllendirme gibi anlamlar da içerebilir. İnsanların ihtiyaçlarını karşıladığı bu alışverişler kontrolden çıktığında veya gereğinden fazla olduğunda sorunlara neden olmaktadır. Bu sorunlardan biri de alışveriş bağımlılığıdır. Alışveriş bağımlılığını, bir şeyler satın almak için oluşan dürtülerin kontrol edilememesi olarak adlandırabiliriz. Bu noktada alışveriş bağımlıları, malları elde etmek için güçlü ve yönetemedikleri arzu ve dürtülere bağlı olarak düzenli şekilde satın alma gerçekleştirmekte, alışveriş kararlarını normal müşterilere göre daha fazla mağaza ortamında vermekte ve aldıkları ürünleri daha az kullanmaktadır (Karakaya, 2017).

Alışveriş bağımlıları satın aldığı üründen ziyade, satın alma sürecinin kendisinden haz almaktadır. Bu kapsamda insanlar, ürünleri satın almayı aşırı derecede arzulamakta, para harcamaya ihtiyaç duymakta, fırsatların kaçırılmasından endişe etmekte ve satın aldıkları ürünleri kullanmayıp elden çıkarabilmektedirler (Karakaya, 2017).

Konu kapsamındaki tüketici davranışları plansız satın alma, güdüsel satın alma ve zorlayıcı satın alma olarak üç başlık altında incelenmektedir:

Plansız satın alma: Genelde mağaza ortamından etkilenilmesi, zaman baskısı veya ürünü görünce ihtiyacın farkına varılması gibi nedenlerle gerçekleşmektedir.

Güdüsel satın alma: Güdüsel satın alma ise, tüketicinin bir ürüne karşı koyamadığı içsel dürtülerden kaynaklanmaktadır.

Zorlayıcı dürtüsel satın alma: Zorlayıcı dürtüsel satın alma tüketicinin endişe ve sıkılma gibi durumlarda, aşırı ve tekrarlanan satın alımları olarak açıklanmaktadır (Karakaya, 2017).

Alışveriş Bağımlılığının Belirtileri

Alışveriş bağımlılığı DSM-5 sınıflandırılmasına alınmadığı için ortada kesin belirti ölçütleri yoktur. Bununla birlikte McElroy ve arkadaşları (1994) bir çalışmalarında alışveriş bağımlılığına ilişkin şu belirti ölçütlerini önermişlerdir. Alışveriş bağımlılığı için önerilen belirti ölçütleri şu şekildedir (Tamam, 2009):

1. Sıklıkla dayanılmaz rahatsız edici ya da anlamsız biçimde yaşanan satın alma uğraşıları veya dürtülerinin olması,

2. Gereksinimi olmadığı halde sıklıkla kişinin eşya satın alması, maddi imkanlarının el verdiğinden daha fazla şey satın alması, ya da niyetlendiğinden daha uzun süre alışveriş yapması biçiminde; uygunsuz satın alma uğraşılarının olması ya da dürtülerinin olması,

3. Bu durumun toplumsal ve mesleki işlevlerde sorunlara ve madde problemlere neden olması,

4. Alışveriş bağımlılığı davranışının sadece mani ya da hipomani dönemlerinde ortaya çıkmış olmamasıdır.

Alışveriş Bağımlılığı Epidemiyoloji

Az sayıda çalışma yapılmış olduğundan satın alma sıklığı henüz tam olarak bilinmemektedir. Fakat günümüz toplum yaşantısında alışveriş sıklığının daha da arttığı gözlemlenmektedir. Yapılan çalışmaların büyük bir kısmında satın alma davranışının kadınlarda daha sık görüldüğü tespit edilmiştir. Alışveriş yapmak kadınlarda erkeklerden daha yoğun duygusal, psikolojik ve sembolik bir rol üstlenir. Satın almadaki bu eğilimler kadınlarda doğuştan gelen bir özellik olmamakla birlikte kültürel ve sosyal ortam alışverişinin bu cinsiyetin kimliği ile özdeştirilmeye devam ettirildiği sürece cinsiyetler arasındaki bu farklılığın sürmesi beklenmektedir. Alışveriş bağımlılığının ortalama başlama yaşı geç ergenlik ve erken 20'li yaşlar olarak adlandırılabilir (Tamam, 2009).

Alışveriş Bağımlılığının Nedenleri

Haz arayışı ve olumsuz duygulardan kaçma gibi duygusal ve dürtüsel nedenlerle birlikte, öz kontrol eksikliği ve karar alma eksikliği gibi bilişsel mekanizmalar alışveriş bağımlılığının oluşması ve devamında etkilidir. Bireylerin karar alma becerisindeki eksiklikler, ürünlere duygusal bağlılık, ürünlerle ilgili yanlış inançlar gibi takıntılı bilişsel özellikler ve inanışlar alışveriş bağımlılığıyla ilgilidir (Karakaya, 2017).

Alışveriş bağımlılığının nedenlerini inceleyen araştırmalar farklı sonuçlara ulaşabilmesine karşın alışveriş bağımlılığı genellikle düşük benlik saygısı, yüksek materyalizm, endişe, depresyon, takıntı gibi olumsuz duygu ve ruh halleri, zorlayıcı biriktirme davranışı, cinsiyet (kadınlarda daha fazla), üründen sosyal statü bekleme düzeyi, internet kullanımının artması, fanteziye düşkünlük, plansız satın alma gibi değişkenlerle ilişkilendirilmektedir. Klinik araştırmalar ise, psikiyatrik rahatsızlıkları olan insanların daha fazla alışverişe bağımlı olduğunu göstermektedir. Duygu bozuklukları, yeme bozuklukları kişilik sorunları, dürtü kontrol bozuklukları, madde kullanımı sorunları, alışveriş bağımlılığına neden olabilmektedir (Karakaya, 2017).

Eş Bozukluklar

Alışveriş bağımlılığı duygudurum bozuklukları, kaygı bozuklukları, madde bağımlılığı, yeme bozuklukları, kleptomani başta olmak üzere dürtü denetim bozuklukları ve çeşitli kişilik bozuklukları ile bir arada bulunabilir. Yapılan çeşitli çalışmalarda alışveriş bağımlılığı denen danışanların yüzde 21'i ile %100’nün bir duygu durum bozukluğu özellikle majör depresyon dendiği bildirilmiştir. Mutsuzluk, yalnızlık, öfke, engellenme ve iritasyon gibi olumsuz duygular yaşayan kişide alışveriş, kişinin kendisini mutlu, güçlü, üstün, yeterli ve rahatlamış hissetmesine yol açmaktadır. Bununla birlikte alışveriş bağımlılığı kişide bulunan içsel boşluk hissini tam olarak ortadan kaldıramaması ve uzun süreli bir etkiye sahip olmaması kişideki depresyonu arttırır (Tamam, 2009).

BDT ile Alışveriş Bağımlılığı 

Alışveriş bağımlılığıyla mücadelede, alışveriş bağımlılığına neden olan faktörlerin bilinmesi ve azaltılmasının katkısı olacağı açıktır. Alışveriş bağımlılığının çözümünde psikolojik destek, terapi ve ilaçla terapi süreci gibi yöntemler olumlu sonuçlanabilmektedir (Karakaya, 2017).

Bilişsel ve davranışçı terapi danışanların kompülsif satın almaları ile başa çıkmalarına yardımcı olabilecek en iyi yöntemdir diyebiliriz. Bilişsel davranışçı terapinin genel kavramlarına dayanılarak üretilen yaklaşımlarda rahatsız edici ortamlarla aşamalı yüzleştirme (gradedexposure), sonrası tepki önleme (responseprevention) ve uyaran kontrolünün kullanılması önerilmektedir (Tamam, 2009).

Bu yaklaşımların temelinde yatan belirti olarak karşımıza çıkan uyumsuz tepkilerin önlenerek söndürülmesi bunların yerine daha sağlıklı yeni davranışların kazandırılmasıdır. Önce kaygı oluşturacak davranışlar uyarılır (exposure), daha sonra kaygıya tepki olarak ardından gelecek olan yanıtlar önlenir. Bilişsel davranışçı terapide uygulamalar terapist eşliğinde danışanın ev ödevleri ile devam eder. Uygulamalar eğer terapist eşliğinde yapılırsa daha yararlıdır. BDT’nin bölümleri; süreç hakkında bilgilendirme, bilişsel yeniden yapılandırma, beceri oluşturarak terapist kontrolünde uyarana maruz bırakma ve alıştırma, yanıt önleme, ev ödevleri vermedir (Yılmaz, 2018).

Bernik ve arkadaşları (1996), kompülsif satın alması olan 2 danışanına bilişsel davranışçı terapi uygulamıştır. 3-4 haftalık günlük alışveriş uyaranına maruz bırakılma ve sonrasında tepki önleme yaklaşımı ile ilerlemiştir. Başlangıçta yanında birileri varken yapılan bu uygulama daha sonra tek başına yapılmış ve danışanlar terapi sürecine olumlu yanıt verilmiştir (Tamam, 2009). 

 






Kaynakça

Bernik, M. A., Akerman, D., Amaral, J. A. ve Braun, R. C. (1996). Cue exposure in compulsive buying. The Journal of Clinical Psychiatry, 57(2), 90-90.

Karakaya, E. (2017). Alışveriş bağımlılığıyla ilişkili faktörler ve sonuçları: Kırıkkale ilinde gerçekleştirilen bir çalışma. The Journal of Academic Social Science Studies, 57,435-456.

McElroy, S. L., Keck, P. E., Pope, H. G., Smith, J. M. ve Strakowski, S. M. (1994). Compulsive buying: a report of 20 cases. TheJournal of clinicalpsychiatry, 148, 652-657.

Tamam, L. (2009). Dürtü kontrol bozuklukları (impulse control disorders). Hekimler Yayın Birliği. Erişim adresi: https://www.researchgate.net/publication/308784917_Compulsive_Buying_Compulsive_Shopping_Kompülsif_Satin_Alma_Alisveris_Bagimliligi

Yılmaz, B. (2018). Obsesif kompülsif bozukluk tedavisinde güncel yaklaşımlar. Lectio Scientific Journal of Healthand Natural Sciences, 2(1), 21-42.