Danışma Hattı

0539 890 59 50

Antisosyal Kişilik Bozukluğu

Antisosyal Kişilik Bozukluğu Nedir?

Antisosyal kişilik bozukluğu, kişinin başkalarının haklarını gözetmediği, onları hiçe saydığı davranışlarla giden bir kişilik bozukluğudur. Antisosyal kişilik bozukluğuna sahip olan kişiler manipülatif davranışlar gösteren kişilerdir. Bu kişilerin yalan söyleme gibi dürüst olmayan ve evden kaçıp gitme gibi davranışları olur. Genelde, kişilerin geçmişte şiddete başvurduğuna ilişkin bir öykü alınır. Bu kişiler rastgele cinsel ilişkilere girebilir. Eşini ya da çocuğunu sömürdüğü görülür ve bu kişiler vicdan azabı çekmezler, pişmanlık duymazlar. Dürtü denetimi bozuklukları olur, davranışlarını tasarlayarak hareket etmezler. Antisosyal kişilik bozukluğuna sahip bireyler, başkalarına karşı duyarlı ve düşünceli değildirler. Huzursuzluk içindedirler ve saldırgan tutumlar sergilerler. Başkalarını aldatma ve sorumsuzluk yaşam biçimleridir. Başkalarının ve kendilerinin güvenliğini umursamazlar (Köroğlu ve diğerleri, 2010).

Antisosyal Kişilik Bozukluğunun Belirtileri

Antisosyal kişilik bozukluğu için DSM belirtileri başka insanların hakkına tecavüz ve bunun sonuçlarına aldırmazlık biçiminde yaygın bir örüntü olmasını gerektirir (Erdem ve diğerleri, 2010). Bu durum kendisini aşağıdakilerden en az üçünün varlığı ile göstermelidir (Erdem ve diğerleri, 2010; Doksat, 2008):

•15 yaşından beri süregelen şekilde, başkalarının haklarını saymama ve başkalarının haklarına saldırma,

• Tutuklanması için zemin hazırlayan eylemlerde tekrar tekrar bulunmakla karakterize, yasalara uygun toplumsal davranış biçimine ayak uyduramama,

• Sürekli yalan söyleme, takma isimler kullanma veya kişisel çıkarı, zevki için başkalarını atlatma ile belirli dürüst olmayan tutum,

• İtkisellik veya gelecek için tasarılar yapmama (düşüncesizce davranma),

• Tekrarlayan kavga dövüşler veya saldırılarla belirli olmak üzere sinirlilik ve saldırganlık,

• Kendisinin veya başkalarının güvenliği konusunda umursamazlık,

 • Bir işi sürekli götürmeme veya mâlî yükümlülükleri tekrar tekrar yerine getirmeme ile belirli olmak üzere sürekli bir sorumsuzluk,

• Başkasına zarar vermiş, kötü davranmış veya başkasından bir şey çalmış olmasına karşı ilgisiz olma veya yaptıklarına kendince mantıklı açıklamalar getirmeyle belirli olmak üzere vicdan azabı çekmeme (ibret alamama),

• Kişi en az 18 yaşındadır.

Antisosyal Kişilik Bozukluğu Nedenleri

Antisosyal kişilik bozukluğunda genetik etkenlerin işe karıştığı düşünülmektedir. İkincil nedenler olarak ise doğum sırasında oluşan beyin hasarı, kafa travması ve ensefalit gibi olaylar örnek verilebilir. Öykülerinde anne ve babanın terketmesi ya da sömürüsüyle çok sık karşılaşılır. Ayrıca anne ve babanın keyfi olarak ağır cezalandırmaları bir etken olabilir (Köroğlu ve diğerleri, 2010).

Antisosyal Kişilik Bozukluğu Epidemiyoloji

Antisosyal kişilik bozukluğunun genel toplumda yaşam boyu görülme oranı %2-3 olarak bildirilmiştir. Antisosyal kişilik bozukluğu, erkeklerde kadınlara göre 3 kat fazla görülmekte olup bu oranın 5-7 kata kadar olduğuna yönelik bildirimler mevcuttur (Durmaz, 2017).

Hapishanelerdeki kişilerin yaklaşık %75'inde antisosyal kişilik bozukluğu görülebilir. Bu kişilerin birinci derecede akrabalarında, topluma göre 5 kat daha sık görülür (Köroğlu ve diğerleri, 2010).

Olası Eş Bozukluklar

Antisosyal kişilik bozukluğunun benzer belirtileri şu şekildedir (American Psychiatric Association, 2013):

Psikoaktif madde kullanım bozukluğu: Toplumsal düzeni oldukça tehdit edebilen ve çeşitli adli suçlara kolaylıkla karışan bu vakalarda en sık görülen eş belirtilerden birisi de psikoaktif madde kullanım bozukluklarıdır. Psikoaktif madde kullanımı olan danışanlarda Antisosyal kişilik bozukluğu görülme oranı %18-40 arasında bildirilmiştir. Yapılan çalışmalar, Antisosyal kişilik bozukluğu olan bireylerde psikoaktif madde kullanımının 13 kat fazla görüldüğünü, en sık belirti birlikteliğinin psikoaktif madde kullanımı olduğunu, ayrıca ciddi ruhsal bozukluğu olan danışanlarda antisosyal kişilik bozukluğunun eş belirtisi olarak madde kullanım oranında ve davranım sorunlarında belirgin artışla ilişkili olduğunu göstermektedir (Durmaz, 2017).

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu: Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu da kişilik bozuklukları gibi çocukluk çağından itibaren birtakım belirtilerle kendisini gösteren, dünyada çocuk ve ergenlerde %5, erişkinlerde ise %4 oranında görülen, eş belirtilerinin oldukça sık rastlandığı bir bozukluktur. Dürtüsellik, hareketlilik ve dikkat sorunları bu bozukluğun en temel belirtileri olmakla birlikte agresyon, yenilik arama davranışı, madde kullanımı, kendisine ya da çevreye zarar verici davranışlar gibi antisosyal kişilik bozukluğunda görülen bir takım davranım sorunları bu bozuklukta sık karşılaşılan bulgulardır. Bu ortak klinik bulguların varlığı zaman zaman karmaşa yaratabilmektedir. Bununla birlikte, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu birlikteliği olan antisosyal kişilik bozukluğu danışanlarında madde kullanımının daha erken yaşta başladığı bildirilmiştir (Durmaz, 2017).

Olası Ayırıcı Belirtiler

DSM-5’te yer alan antisosyal kişilik bozukluğunun ayırıcı belirtileri şu şekildedir (American Psychiatric Association, 2013):

Madde kullanım bozukluğu: Bir yetişkindeki antisosyal davranış bir madde kullanım bozukluğu ile ilişkilendirildiğinde, antisosyal kişilik bozukluğu belirtisi, çocukluk çağında antisosyal kişilik bozukluğu belirtileri bulunmadığı ve erişkinlikte devam etmediği sürece yapılamaz.

Şizofreni ve bipolar bozukluğu: Şizofreni ve bipolarda antisosyal davranışlara rastlanabilir fakat bu antisosyal davranış bozukluğu olduğu anlamına gelmez.

Diğer kişilik bozuklukları: Antisosyal kişilik bozukluğu olan kişilerde gerginlik şikayetleri, disfori, can sıkıntısına tahammül edememe ve depresif mod gibi rahatsızlıklarda görülebilir. Antisosyal kişilik bozukluğu olan kişilerde sıklıkla diğer kişilik bozuklukları özellikle de sınırda, histronik ve narsistik kişilik bozuklukları görülebilir. Fakat narsistik kişilik bozukluğuna sahip kişiler dürtüsellik, agresyon ve yalancılık gibi karakteristik özelliklere sahip olmayabilirler bu noktada antisosyal kişilik bozukluğundan ayrılırlar.

Kişilik bozukluklarıyla ilgili olmayan sabıkalı davranışlar: Antisosyal kişilik bozukluğu bu bozukluğun karakteristik özelliklerinin eşlik etmediği kazanç için yapılan cezai davranışlardan ayırt edilmelidir.

Antisosyal Kişilik Bozukluğu 

Antisosyal kişilik bozukluğu sürecinde olan danışanların sürecinde Bilişsel davranışçı terapi kullanılmaktadır. NICE'nin (İngiliz Ulusal Sağlık ve Klinik Uygulama Enstitüsü) kılavuzunda antisosyal kişilik bozukluğunda ilaç ile ilerleyen sürecin yararının olmadığı belirtilerek yalnızca depresyon ve kaygı ek bozukluğun eşlik ettiği durumlarda ilaç ile terapi sürecinin devamı önerilmektedir. Psikoterapide ise ana hedef, terapötik bir ilişki/ortam içinde, kişilik yapısındaki bozukluğu düzeltmeye yönelik bir yöntem kullanmaktır. Terapiste ve seans ortamına aktarılan bu durumun şimdi ve burada olanlara odaklı çalışılması psikoterapiyi olanaklı kılmaktadır. Bu danışanlar değişime karşı dirençlidir ve adeta “beni değiştirme” demektedir. Kişilik bozukluklarının psikoterapisi, danışanın iyileşmeye olan direncini azaltacak, yoğun duygusal dalgalanmalara dayanmayı sağlayacak, iyi bir şekilde ilerlemede kalmasını sağlayacak yöntemleri içermelidir (Eren, 2010).










Kaynakça

American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (5. baskı). Arlington, VA: American Psychiatric Publishing.

Doksat, M. K. (2008). Kişilik bozuklukları. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi  Etkinlikleri. Türkiye’de Sık Karşılaşılan Psikiyatrik Hastalıklar Sempozyum Dizisi, (62), 239-254.

Durmaz, O. (2017). Antisosyal kişilik bozukluğunda zarar verici davranış örüntülerinin ve madde kullanım profilinin dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu belirtileri ile ilişkisi. Düşünen Adam, 30(3), 194-201.

Erdem, M., Özdemir, B., Çelik, C., Balıkçı, A., Türker, T. ve Nahit, K. (2010). Antisosyal kişilik bozukluğu olgularının şiddet suçu niteliğine göre mizaç ve karakter özellikleri. Klinik Psikiyatri Dergisi, 13(3), 113-118.

Eren, N. (2010). Kişilik bozuklukları ve hemşirelik girişimleri-bölüm I. Journal of Psychiatric Nurses, 1(1), 33-38.

Ertuğrul, K. ve Bayraktar, S. (2010). Kişilik bozuklukları. Ankara: HYB Basım Yayın

Öyekçin, D. G. ve Yıldız, D. (2012). Kişilik bozukluklarında ilaç tedavisi. Journal of Mood Disorders, 2(1), 34-46.